|
|
|
|
#1 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
YAĞMUR ![]() Yağmur yağıyor..Mutfak camındayım.Nasıl üşüdüğümü bilemezsin.Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama… Şimdi telefon açsam sana,sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler;“Babamlar nasıl,ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne.Anlamak seni;daha da fena… Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu? “Baban eskitir her şeyi kızım”demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde. Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum. Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum, açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor… Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor. Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor. Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum. Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep? Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler? Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle, kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.
__________________
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DOST BULMAK Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa... "Onu", şöyle, içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa... Ne iyi olur değil mi? Dostunuz! dostunuz var mı? Kadın ya da erkek... Hiç fark etmez. Gerçek dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele yok. Yok ise, gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız. Özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz. "Canım benim!.. dediğiniz... Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz sıcacık biri... "O"nu görmediğinizde yüreğinizin "pıt-pıt" attığını hissettiğiniz,bir dostunuz var mı? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylastığınız, yalnızlığınızı anlattığınız, sevincinizi hisseden biri... Yalnız kaldığınızı düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı? Sizi hiç yalnız bırakmayan biri... Cesur, sempatik, azimli, kararlı, Arayan, soran, "Seni özlüyorum" diyen biri. Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla karşılar herseyi... Hataları, günahlari-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla... Hiç yalnız kalmazsınız nitekim... Böyle bir dost bulmak için fazla bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir zaten. (Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda... Bir de bakmışınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar,paylaşımlar... Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı, geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz. Kadın, erkek Bir dost bulun! Ama gerçek olsun. Aradığında işinizi değil, sizi soran... Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun. Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin! Cinsiyeti olmasın! Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Doğruları söylesin. Gercekçi olsun. Yanıltmasın, kandırmasın! İçten, sevecen, sempatik, sevdaları, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasin! Ağzıyla degil, gözleriyle ve kalpten konuşsun. Yaşasın! Doya-doya yaşasın, doya-doya yaşatsın. Beyninden değil, yüreğinden versin. "Olsun varsın! Paylaşırım." desin. Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın... Dost olsun! Ama... Gerçek bir dost. DOSTÇA KALIN......... CAN DUNDAR
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] NEFES ALMAK BAYRAMDIR MESELA ![]() [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] NEFES ALMAK BAYRAMDIR MESELA Hayata rasgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır. Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan... Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık... Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır. Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek... Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır. Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır. Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle... Vuslat da bayramdır öte yandan... Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır. En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır. Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır. "Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır. Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram... Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır. Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır. Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır. Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır. Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram... Güne gülümseyerek başlamak bayramdır. "İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum" Bayram, "Hiç pişman değilim" bayram... Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır. Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır. Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram... Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur. Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler. Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır. Her gününüz bayram olsun..! (CAN DÜNDAR)
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#4 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"Farkında"olmalı insan......
![]() ![]() “Farkında” Olmalı İnsan… Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen… Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahrete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken “Dünya Benim!”Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların “Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!” Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli. Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli.Ve Ona Göre Yaşamalı. Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli. Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine “Seni Çok Seviyorum!” Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli. Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli. Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli. Annesinden Doğarken Tertemiz Teslim Aldığı Gırtlağını 60-70 Yıl Sonra Sigara Yüzünden Azrail’e Soba Borusu Gibi Teslim Etmenin Emanete Hıyanet Sayılacağını Fark Etmeli. 63 Yıllık Ömründe Hiç Karnı Doymayan Bir Peygamber’in Ümmeti Olarak Aşırı Beslenme Yüzünden Sarkan Göbeğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ. Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür ![]()
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#5 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]()
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#6 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Günün Hikayesi ... Günün Hikayesi ... Şehrin en modern kreşine bebeğiyle birlikte gelen genç kadın, masasının üzerindeki süslü yazıdan müdür olduğu anlaşılan adama: — Çocuğumu buraya vermek istiyorum, dedi. Duyduğuma göre en bilimsel bakım sizinki imiş. Müdür bey, hafifçe kasılarak: — Doğru duymuşsunuz, dedi. Baştan sona herşeyimiz öyledir. Genç kadın, duyduklarından çok mutlu olmuştu. Bebeği göstererek: — Bilimsellik gerçekten de güzel şey, dedi. Bu haylazı uslandırır inşallah. Müdür bey, annesinin kucağında kıpırdanan yavruya göz gezdirip: — Kız herhalde, öyle değil mi? dedi. Yaşı da birbuçuk iki olmalı. Kadın: — Evet evet, tam üstüne bastınız, diye atıldı. Akıllanmaya başladığı için fazla ilgi bekliyor. Sosyal bir insan olduğum için eve bağlanmak mahvetti beni. Müdür, bazı evraklar çıkartarak: — Anlaşmayı aylık dönemler hâlinde yapıyoruz, dedi. Bu daha bilimsel oluyor. Ücreti de peşin vermeli ve kâğıtta yazılan şartları kabul etmelisiniz. Genç kadın, adamın uzattığı kâğıdı inceleyip: — Para önemli değil, dedi. Hemen takdim ederim. Fakat en alt satırı anlamadım. Adam, koltuğundan doğrularak: — Haa!... Evet, o çok önemli, dedi. Bir giyim eşyanızı istiyoruz. Kazak veya hırkanız olabilir. — Hırka mı? diye afalladı kadın. O da nereden çıktı? Müdür Bey, büyük bir ciddiyetle: — Sadece bilimsel bir netice efendim, dedi. Sadece bilimsel. Uyurken bebeklere onları örtüyoruz. Anne kucağı gibi oluyor da..
__________________
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Çöplüğün içinde, Gül yetiştirmek! [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Çöplüğün içinde, Gül yetiştirmek! Bir kaç gün evvel ailecek yemekteyken, ortanca oğlum babasına dönüp: “Baba Kanuni Sultan Süleyman sapık mı?” diye sordu. Babası: “Olur mu oğlum öyle şey, bunu nereden çıkardın?” deyince, “Arkadaşım Sultan Süleyman sapık biri, kadınlardan, kızlardan başka birşey düşünmüyor dedi” diye devam etti. Tepemin tası attı. “Asıl o iğrenç diziyi çevirenler sapık, o diziyi çekinmeden çocuğuna seyrettiren anne baba utanmaz!” dedim. Toplumun getirildiği noktaya bakın. Ahlaksız emellerini ecdadımız üzerinden gerçekleştirmeye çalışan leş kargalarına bakın. Yüzyıllarca süren bir imratorluğun alnı secdeli padişahlarını kadın düşkünü, eşlerini devamlı dekolteli gezen aşufteler olarak gösteren dizilerin, çocukların zihninde oluşturduğu portrelere bakın! Kaçınız RTÜK e şikayet ettiniz? Kaçınız bu konuda hüzünlendiniz? Birileri cesurca kötü emellerini gerçekleştiriyor da, biz müslüman anne babalar olarak ne yapıyoruz? Çocuklarımıza ne verebiliyoruz? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Çocuğa yedi yaşındayken namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına bastığı halde kılmazsa, cezalandırınız.“Ebu Davud, Salat 26 Kaçımız şu hadis-i şerife göre hareket ediyoruz? Kızımın yaşında kızı olan eski komşumla görüştüm geçenlerde. Kızının bahsi geçince, namaz kılıp kılmadığını sordum. “O daha çok küçük teyzesi” dedi. “Ama olur mu, biz Peygamberimizden daha mı iyi biliyoruz?” dedim. “Ne bileyim kıyamıyorum işte” dedi. “Yahşi cazibeyi seyrettirirken kıyabiliyorsun ama” dedim. Güldü… Hani bir söz vardır, “Küçüktü kıyamadım, büyüdü gücüm yetmedi” diye. Küçükken kıyıpta namaza kaldırmadığınız çocuklar büyüyünce istikrarlı bir şekilde namaz kılamıyorlar. “Ağaç yaşken eğilir” atasözü kulak ardı ettiğimiz muhteşem bir sözdür. Küçükken edinilen alışkanlıklar kalıcıdır. Çocuklarımıza gayri ahlaki tv dizileri, çizgi filmleri, klipleri seyrettirirken bu bir kez daha düşünün. Bizler çöplüğün içinde gül yetiştirmeye çalışıyoruz. Evet çok zor. Ama buna mecburuz. Bir izleyicim: iki çocuğu için emek verdiğini, duaları öğrettiğini ama üçüncü çocuğunda bu gücü kendisinde bulamadığını söylemişti. Bulacaksın kardeşim! Çocuğun senin üzerinde hakkı var. Gerekirse ev işinden feragat edip, çocuğunla ilgileneceksin. Çocuğunun şifrelerini çözmeye çalışacaksın. Yorulmadan, bıkkınlık getirmeden beş vakit “haydi namaza” diyeceksin. Hep kolayı seçiyoruz. Çocukları tv karşısına oturtmak ne kolay. Ama çocuk emek ister. Emekle büyütülen çocuk özenle işlenmiş bir nakış gibi pırıl pırıldır. Hele islami eğitim, dua ister, gözyaşı ister, sabır, emek ve devamlılık ister. Kolay mı müslüman bir nesil yetiştirmek, kolay mı anne baba olmak…? C)alinti.....
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#8 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sevgi Pınarı ![]() ![]() ![]() Bazen bir sarkiya dalar hüzünleniriz. Bazen eski bir aniya... Bazen tatli bir gülümseme gelir aklimiza, bazen tatli bir buse... Hepsinde sevginin izleri vardir, gecmiste kalan ama hala yasanan... Simdi herseyi bir kenara birakin! Ve gecmiste kalan tatli bir aninizi düsünün... Düsünün hadi..Tamam... Simdi o aniniza geri dönün ve yine ayni seyleri yasamaya calisin.. ![]() Mutlu oluyorsunuz, değil mi? İste bunun sebebi, icinizdeki o sevgi pinaridir ... Bazen gecmiste yasanan aci olaylar gelir aklimiza. Düsünürüz! Aci ile dolar yüregimiz. Ama yine de mutlu olmaya calisiriz. Cünkü yüregimizde hala sevgi kipirtilari vardir. İste bu sevgi, yener gecmiste yasadigimiz aci izleri. Coğu zaman haksizliklarla karsilasiriz, kötülüklerle, yalanlarla, acilarla.. Ve bir an icimizdeki o sevgi bile zaptedemez bizi. Karsilik vermek isteriz yapilan haksizliga, kötülüge. ![]() Bu dünyada, arkamizdan övgüyle söz edilecek bir olay varsa, o da sevgi adina .. Yaptigimiz bir olay olacaktir. Cünkü hersey bu dünyada kalir. Hic kimse cok sevdigi bir seyi beraberinde götüremez. Ancak yaptigi ve yapacagi kalici seyler, ona cok sey kazandirir. Sevgi adina yapilan kalici seyler ne olabilir? Bu soruya aslinda bir cok cevap verilebilir. İnsanlari sevmek, onlarla iyi gecinmek ,sevgiye inanarak yasamak bile, sevgi adina yapilmis kalici seylerdir. Tabi sevgiyi sadece hissetmek yerine, bunu uygulamaya gecirmek daha kalici olur. Sevgiyi uygulamaya gecirmek, sevgiyi hissederek yasamaktir. ![]() Sevgiyi yogun olarak yasayan biri, zaten sevgi adina iyi birseyler yapiyor demektir... Elimizden geldigince sevgiyi doya doya yasayalim! Sevgiyi yasadıkca, yasam daha da renklenir. Kisinin mutlu olabilecegi bir kozu olur elinde. Sevgi bir umuttur, sevgi mutluluktur... ![]() Sevgiyi ifade etmek cok basittir. Annemize sarilmak bile bir sevgidir. Sicak bir gülümseme, bir sevgi ifadesidir. Bunlari yapmak cok mu zor? Sevgiye inanan icin hic te zor degil. Sevgide ayip olmaz. Birakin ciksin icinizdeki duygular. Göstersin kendini insanlara ve sevdiginize. Onlar da mutlu olsun.. Sizin mutlu oldugunuz gibi.. Unutmayın ki Sevgi ögrenilmez. Sevgi ögretilmez..O zaten insanin icinde var olan bir duygudur... Ama o duygularin disa vurulabilmesi icin yardimci olunur... O duygularin herkese asilanmasi icin... ![]() Bazen bir cocuk görürüz. Yapayanliz, sogukta, ac ve caresiz... Hüzünleniriz. Gitmek isteriz yanina, kucaklamak, oksamak gelir icimizden cocugu... Yardim etmek isteriz ona... Kimsesizdir,sevgiye muhtactir diye... Ama cogu zaman gidemeyiz yanina. Bir sey engeller bizi. İcimizde ona karsi yogun duygular hissederiz ama bunu harekete geciremeyiz... Sanki "mutlaka baska biri yardim eder" düsüncesine kapiliriz. Ama o an düsünemeyiz, o "baska biri"nin biz olmamiz gerektigini... Sevgiyi uygulamaya gecirmek, "baska biri"nin yapacagi seyi, bizim yapmamizdir. Sevgi, bu sekilde asilanir... Sevgi ancak o "baska biri"nin yapacagi seyi, kendimizin yapmasiyla gerceklesir.. "Baska biri"ni beklemeyin... Cünkü "baska biri"de, "bir baska biri"ni bekleyecektir... Ve o cocuk, hep "birilerinin" sevgisine hasret yasamaya mahkum olacaktir.. Sevginizi göstermek icin gec kalmayin.. Unutmayin! Sevgi ögrenilmez... ![]() Sevgi ögretilmez... Sevginizi sevdiginizle paylasin... Herkes ortak olsun sevginize..Sahit olsun... Sevgi paylasilinca kutsallasir.. Sevgiyle ve dostca kalin...Gec kalmadan sevdiklerinize, sevgi pinarindan bir yudum suyu esirgemeyin!!! C)alinti... ![]()
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#9 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#10 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5527
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Çocuk Gibi Düşünebilmek.. ![]() O gün hava çok kötüydü.. Durmadan gök gürlüyor, bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyordu.. Küçük kız yine de her sabahki gibi annesinin sesiyle uyanmış, kahvaltısını etmiş ve her gün yürüyerek gittiği okuluna doğru yola koyulmuştu.. Ancak gökyüzünde şimşekler birbiri ardına ve o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük kızın annesi; "Yavrum bu havada yolda yürürken korkmasın?" diye telaşlandı.. arabasına atladığı gibi yolda kızını aramaya başladı.. Derken bir baktı, küçük kızı az ilerdeydi.. Minik minik adımlarla yürüyor, ama ne zaman şimşek çaksa durup gökyüzüne bakıyor ve gülümsüyordu.. Annesi önce bir anlam veremedi ama kızın niye böyle yaptığını çok merak etmişti, nihayet arabayla ona yaklaşıp sordu: "Yavrum hiç korkmadın mı bu havada yalnız yürümekten? Hem ne zaman şimşek çaksa durup yukarı bakarak öyle ne yapıyorsun?" Küçük kız cevap verdi: "Gülümsüyorum.. Çünkü Allah fotoğrafımı çekiyor.."
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor... |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Günün, Ayet ve Hadisi | altuntas58 | Serbest Dini Konular | 19 | 13.11.2011 16:09 |
| -CUMA SOHBETLERİ- | Abdurrahman 58 | Dini sohbet | 50 | 28.08.2009 08:50 |
| Peygamber Efendimizin tüm Ramazan boyunca okuduğu dua:)) | seva | Dualar | 0 | 19.08.2009 17:02 |
| Acıklı bir aşk hikayesi :) | gürün_güzeli | Hertelden | 0 | 27.06.2008 18:09 |
| Bİr Gelİncİk Hİkayesİ | bayatlı kenan58 | Arşiv | 0 | 23.05.2008 16:58 |