|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Serbest Kürsü Serbest Konular |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
NOT:
Müthiş bir hikaye.. Günümüz gençliğinin baş illeti diyebileceğimiz bir konu.. Sıkılmadan ve merakla okuyacağınızı garanti edebilirim.. Bu gibi durumlardan Rabbim muhafaza eylesin.. ... - SELAM OLSUN ŞUURUNDA OLUPTA TEMİZ KALANLARA ... İki sevgili birlikte lüks bir restorana giderler. Delikanlı yakışıklı mı yakışıklı. Boyu posu yerinde ama sanki birazcık safçadır. Kız derseniz ay parçası, dünyalar güzeli. Gözler koyu yeşil, kumral saçlara yarı beline dalga dalga… Saçlarından kinaye olarak isterseniz kızın ismine Deniz diyelim, delikanlının adı da Yunus Ismarlayacağı yemeğin bedelini ödeyebilmek için, bizim Yunus belki bir haftadır para biriktirmektedir. Belki de bazı arkadaşlarından borç almak zorunda kalmıştır. Giydiği takım elbise arkadaşına ait, ayağında da kardeşinin yeni ayakkabıları emanettir zaten. Heyecanla kendileri için ayrılan masaya doğru geçerler. Kız masaya otururken delikanlı yardımcı olmayı unutmaz. Bu tüyoyu en yakın arkadaşından almıştır zira… Deniz manzaralı bir restoranın Deniz’e nazır bir masasında güzel bir akşam yemeği faslıdır başlar. Romantik bir şarkının nağmeleri gönüllerini kıpır kıpır edivermez mi birde; Yunus hemen bir atlayış yapar: -Ne hoş bir müzik değil mi? Benim en çok sevdiğim şarkılardan biridir bu. Denizin yüzünde muzip bir tebessüm belirir, sonra da şuh bir kahkaha atıverir. Yunus şaşırır neden güldüğünü sorar: -Kusura bakma ama bu şarkının sözlerini bildiğinden emin misin? İstersen birlikte dinleyelim. Hatta o kadar seviyorsan bizim şarkımız olsun. Yunus biraz kızarsa da teklif hoşuna gider ve dinlemeye başlarlar “şarkıları” nı: “Aşka gönül vermem, aşka inanmam” demeye başlamaz mı sanatçı? Yunus şarkının her bir cümlesiyle renkten renge girer. Nasıl olsa sonu gelmeyecek mi Her güzel şey gibi bitmeyecek mi Bırakıp da beni gitmeyecek mi Unut sevme beni bu aşkın sonu, Ne yazık ki hicran gözyaşı dolu. Delikanlı devirdiği çamı nasıl ikame edeceğini düşünürken imdadına garson yetişir. Siparişini verirler fakat garsonun tavırlarını biraz ukalaca bulur Yunus. Birazdan servis için aynı eleman tekrar gelir, ama garsonun davranışları iyiden iyiye sinirine dokunur. Deniz Hanımın önüne servis açılır. Sıra Yunus’a gelince biraz rezalettir yaşanır. Önüne konulan kaşık çatala bakan delikanlı gözlerine inanamaz ve sorar: -Bu da ne böyle (!)? Kaşık, çatal ve bıçak… -İyi ki söyledin valla! Gözün görmüyor herhalde, baksana şu kaşık çatalın haline! -Ne var ki bunlarda!? Kullanılmış bir kaşık, kullanılmış bir çatal ve de kullanılmış bir bıçak. Ama beyefendi sizi temin ederim bunları sadece bir kişi kullandı. Şimdi şuradan kalkan müşterinin masasından getirdim. Garsonun pişkinliğine bakıp kendisinin şu anda mutlaka bir kamera şakasına konu edildiğini düşünür. Çünkü burası … lokantasıdır. Böyle bir yerde müşterinin önüne, bulaşık bir çatal-kaşık koyup “Abi valla az kullanıldı.” Diyemeyeceklerine göre, bu olsa olsa bir şakadır. Garsonun kendisiyle ciddi ciddi kafa bulduğunu anlayınca Yunus küplere biner fakat sevdiği kızın yanında da bir tatsızlık çıksın istemez, garsonu biraz ileride kuytu bir köşeye çeker: -Kardeşim sen ****** mısın? Müşterinin önüne böyle çatal- kaşık konur mu? -Ne o abi tiksindin mi yoksa!? -Ya aslanım sen benimle kafamı buluyorsun? Kim yemek yer bu kaşık çatalla? -Sen yersin abi! Masa da senin karşında oturan kızla tam on bir kişi yemek yedi biliyor musun? Yemekten sonra o arkadaşlarla bir de halı saha maçı yaparsınız artık. Valla önüne koyduğum çatal-kaşık o kızdan daha temizdir ya, artık yer misin yemez misin iş senin iştahına kalmış abim benim! Deniz dediğin Haliç olmuş haberin yok.. Bizim Yunus kaptanın takası ala-bora oluverir. Bu denizde çok su yutacağa benzer anlaşılan. Bozulan muhakemesi ve titreyen sesiyle garsona itiraf etmeye çalışır: -Kız ile kaşık hiç aynı şey midir? Mukayese ettiğin şeye bak abi aşkına yaa! -Tabii ki bir değildir ağabeycim. Bak bu kaşık kaç kişinin elinden geçti bilen yok. Ama her yıkamada temiz olur. Kaşık milletinin namusu yoktur, bekareti yoktur. Kız milleti ile kıyaslanır mı hiç? VALLAHi sende bir alemsin ağabeycim yani. Garsonla yeni flörtünün fiyaskosundan pirelenen Deniz de o sırada yakın mesafede dinlemeye geçmiştir. Namus ve bekaret sözlerini duyunca kendisinden bahsedildiğini anlar. Bir fırtınadır kopar Deniz’de… Bir kase mercimek çorbasını garsonun başından aşağı deviriverir kız. Araya giren lokantanın şefi ve sahibi, tsunamiye dönen rezaleti en asgari ziyan ile geçirmeye çalışsalar da nafile. Çünkü bütün müşteriler homurdanmaya başlamıştır. Bir tek Yunus’un sesi soluğu çıkmaz, zira o çoktan karaya vurmuştur. Lokanta sahibi Şahin Bey garsonu haşlamak üzere mutfağa alır. -Ya ne yaptın sen kardeşim yaa!! Bak üstün başın ne oldu? -Aman abii, namusumuza leke sürülmesin de kirlenen elbisemiz olsun. Çamaşır makinesi gelir hakkından bu lekenin. -Köftehorun ettiği lafa bak! El âlemin kızından sanane yahu! -Öyle deme abi! Aşktı, meşkti, flörttü yazık oluyor memleketin evladına-kızına! -Alan memnun, veren memnun, derdini çekmek sana mı kaldı koçum? -Bana kaldı abi. Benim midem o kadar geniş değil ki! Yemekte temiz kaşık isteyip de bulaşık insanlarla sırıta kırıta yemek yemesini benim içim kaldırmıyor. Bak bu delikanlı, elin kızını ayartır getirir, yemek ısmarlar. Başka bir gün kendi kız kardeşini bir delikanlı ile görse kızcağızın kemiklerini kırar. Başkasının kızına kanca atığ sıra kendi bacısına geldi mi melek gibi namuslu dursun ister. Hangi talanda görülmüş böyle yağma!! -O bir kerenin devamı umûmiyetle gelir abi. Ne kızlar var bir görsen. Ronaldinho mübarek, yirmi tane delikanlıyı çalıma dizip ters köşeye yatırıyor. Tabii delikanlılar onlardan aşağı kalmıyor. Sonra ne oluyor? - Nereden bilelim efendim. Anlatsanız da bir öğrensek sonra ne olduğunu… -Kimsenin kimseye itimadı kalmıyor abi. Erkek koleksiyonu yapan kız: “Evlenecek namuslu erkek var mı ki?” diyor. Erkekler de, “Biz onu bilmeyiz ama şimdiye kadar namuslu bir kızla müşerref olmadık.” Diyorlar. Halbuki kızlar erkekleri, erkeklerde kızları kirlettiğini bilmiyor. Sonra da dönüp kendi flörtlerinin eserlerinden tiksiniyorlar. Biz evlilik diye bir şeye inanmıyoruz, evlilik aşkı öldürür furyası alıp gidiyor başını… -Flört edecekleri ne malum? Belki niyetleri ciddidir, evlenip yuva kuracaklardır belki? -HafazanALLAH! Şahin abi ağzını hayra aç, o dediğin daha kötü ya! -Haydaaa! Yemeğe çıksalar kabahat, nikah masasına otursalar daha büyük kabahat mi oluyor. Peki zat-i alilerinizi memnun edebilmek için çocukların ne yapmalarını irade buyururdunuz. -Akıllarını azıcık başlarına alsınlar kâfi. Bak abi eskilerden biri demiş ki: “İster kadın olsun ister kitap; cildine bakıp aldanmamalı. Münderecatına (fihristine) bakmalı.” -Bak iyi dedin eskide kaldı aslanım onlar. -Tamam abi bende yenilerden misal vereyim. Sormuşlar Temel’e: Karın güzel mi olsun, yoksa ***** mı? ***** olsun daa demiş. Amma yaptın sen de uşağum, neden güzel olsun istemiysun, demişler. Bizim ki Ula uşağum güzellik geçicidur! Demiş. Abi çocuğun karşısındaki kız ***** bile değil. Güzellik desen iğreti… O makyajı senin kayınvalidene yapalım, valla hacı anne bu kızdan daha bir alımlı olur! -Höst dedik höööst. Benim kaynanamı ne diye karıştırıyorsun işe. Bak Recai kardeş benden sana son ihtar! Bundan sonra böyle huzursuzluklar istemiyorum ona göre! -İşyerinde istediğimiz huzuru, bütün aile yuvarlı için istiyorum ben Şahin abi. Bak kurulan aileler Veli Göçer’in evleri gibi çatır göçüyor. Müteahhitlik yapar, malzemeden çalarsan suç… Ama televizyon programı yapar bir gram haysiyet, iffet, şeref bırakmadığın insanları çiftleştirirsen bunu adı program olur. Bu memlekette malzemeden çalıp topusuz ruhsatsız aileler kuruyorlar, huzur istiyorsun abi… -Yeter kardeşim yeter!! Kabahat bende zaten! Tutar üniversite mezunu garson çalıştırırsan böyle olur. Kardeşim bak canın memleketi kurtarmak istiyorsa tamam kurtar. Ama burada garsonluk yapma! Yok burada garsonluk yapacksan eğer, o zaman işine bak! Recai tam cevap verecek ki mutfağa gelen Lokanta Şefi ürkek bakışlarla patronu süzerek, bir iki öksürükle lafın arasına girer: -Efendim kusura bakmayın, özür diliyorum. Kızınız bir erkek arkadaşıyla yemeğe gelmiş, şey yani… Hani belki bilmek istersiniz falan diye düşündüm. Acı bir gülümseme Recai’nin çorbalı yüzünü yalayıp geçerken, Şahin bey dişlerinin arasından bir küfür savurup mutfaktan hışımla çıkar ve soluğu kızının yanında alır. …………………… Meselenin üstesinden gelmek hiçte o kadr zor olmamıştı. Gerçi kızı biraz şirretlik etse de, erkek arkadaşını bir iki garsona def ettiren patron, iki tokat attığı kızını da lokantanın şefi ile birlikte eve postalamıştı. Meselenin büyük kısmı da akşam evde hallolacaktı zaten Sinirden uyuşmuş vücudunu odasındaki koltuğa bıraktığında, başının zonkladığını hissediyordu Şahin Bey. Yanından ayrılmamış olan Recai’den hemen bir bardak su getirmesini istedi. Garsonun odadan çıkıp geri dönmesi pek uzun sürmedi. Masanın çekmecesinden bir ağrı kesici çıkaran Şahin Bey, odaya giren Recai2yi bir müddet manasız bakışlar ile süzdü. Elindeki hapı ağzına atıp tepsideki bardağa hiç dikkat etmeden suyu ağzına götürdü. İlk yudum suyla yüzü buruşunca irkildi birden, bakışlarını bir bardağa bir de Recai’ye dikip: -Oğlum be ne? -Hemen su istediniz ya efendim! Masalardan birinde bu bardak duruyordu. Bir müşteri ayran içmiş bununla. Ama içindeki su vALLAHi temiz abi. Haa… Siz illaki temiz bardak isterim derseniz, ziyanı yok, bardağı iki çalkalarım tertemiz olur. Ama insan oğlu kirlendi mi iki tokatla temizlenemez, bunu bilmiş ol Şahin abi! |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() goramaz Şuan
Son Aktivite: 20.08.2025 21:38
Üyelik Tarihi: 06.07.2008
Mesajlar: 7.310
Tecrübe Puanı: 1387
![]() |
bilge garson........mesaj alındı...
__________________
Hoştur bana senden gelen, Ya hil'at ü yahut kefen, ya goncagül ya da diken, kahrın da hoş lütfun da hoş.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() goramaz Şuan
Son Aktivite: 20.08.2025 21:38
Üyelik Tarihi: 06.07.2008
Mesajlar: 7.310
Tecrübe Puanı: 1387
![]() |
heee onu çıkardım.........
__________________
Hoştur bana senden gelen, Ya hil'at ü yahut kefen, ya goncagül ya da diken, kahrın da hoş lütfun da hoş.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sibelYILMAZ Şuan
Son Aktivite: 05.09.2014 09:55
Üyelik Tarihi: 13.12.2007
Yaş: 37
Mesajlar: 2.927
Tecrübe Puanı: 971
![]() ![]() ![]() |
mükemmel bir hikaye garson esaslı delikanlıymış valla.......demekki herşey yıkama suyuyla çıkmıyormuş diymi Allah razı olsun gene 12 den yakalamışsın olayı......
__________________
"Çöplüğe attılarda mukaddes emaneti, Hak bellettiler Hakka en büyük ihaneti." |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|