|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Dünya ve Türkiye'den Haberler Dünya ve Türkiye'deki tüm haberleri burada bulabilirsiniz |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
TERÖR SIFIRDI AKP YENİDEN HORTLATTI
"2002 yılında AKP hükümeti işbaşına geldiğinde terör eylemleri ülkemizde sıfır denecek düzeye ulaşmıştı. Ancak AKP hükümeti kimlik tahribatını geliştiren söylemlere girip terörü artıracak faaliyetlere girmiştir. Hükümet kapanmaya yüz tutmuş yaraları yeniden kanattı. Bölücülük giderek yaygınlaştı ve aleni hale geldi. Federasyon söylemleri bile hoş karşılanır oldu. Yürütülmesi şart olan kapsamlı askeri hareketten ısrarla kaçınılmıştır. Hükümet baştan beri bölücü örgütü küçümsemiş, hatta onlara destek verenlerden oy ummuştur. Yaptığı yanlışlarla terörü dirilten iktidarın, bugün Kandil’den gelen kuryelerin mesajlarını uygulamaktan başka çaresi kalmamıştır SİYASİ AF GELECEK, KÜRTÇE İKİNCİ DİL OLACAK! İSTİKLAL MARŞI TARTIŞILACAK İŞ İSTİKLAL MARŞI'NIN TARTIŞILMASINA KADAR VARACAK Başbakan Erdoğan'ın defalarca tekrarladığı 36 etnik kimlik söylemi bölücülüğün daha da güçlenmesini yolunu açtı. İstanbul il başkanıyken hazırlattığı raporu iktidarda uygulamaya koymuş ve maalesef yol almıştır. PKK terörünü masum görme, alt kimlik olarak sıradanlaştırma ,Kürt sorunu tanımıyla, teröre etnik pencereden bakma, bu kapsamda ülkemizdeki yerel ve alt kültürleri tekerleme halinde her fırsatta tekrarlama ve TRT ekranlarını kullanma bu konudaki başlıca tespitlerimizdir. Okullarımızdaki andın kaldırılmasına yönelik çabalar, ne mutlu Türküm sözünün kaldırılma çabalarını anlamak mümkün değildir. Bu durum İstiklal marşının tartışılmasına kadar varacaktır ŞEHİT MEHMETÇİĞE KELLE, APO'YA SAYIN DEDİ AKP hükümetinin terörü artıran ikinci bir faktörü, milli kimliğe şekil ve anlam veren tarihi kaynaklarımızı silikleştirmeye yönelik icraatlardır. Geçtiğimiz yıllarda şanlı bayrağımıza yapılan saldırıya tepki gösteren vatandaşlarımızı Başbakan şoven olmakla suçlamış, "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" deniş, şehit mehmetçiğe "kelle" demiş, caniye "sayın" denmiştir. En önemli yıkım belgesi Türklüğe hakareti düzenleyen 301. maddesinin hükümet tarafından değiştirilmesidir. SİYASİ AF GELECEK, KÜRTÇE İKİNCİ DİL OLACAK Terör propagandasının ve teröre yardım ve yataklık etmenin suç olmaktan çıkarılması, terörist başının avukatlarıyla ayrıcalıklık bir statüde görüşürülerek caninin başkanlık yapmaya devam etmesi adım adım gelinen çözülmenin işaretledir. Terörle mücadelede binlerce şehitle geçilen yılların üzerine Başbakan tarafından çizgi çekilmiştir. Türkiye her müzakereden sonra PKK’nın Kandil’den çıkarılacağına inandırılmaktadır. AKP yıllardır ektikleri rüzgarı şimdi çözüm olarak fırtına biçmek için harekete geçmişlerdir. Kürtçe bölüm kurulması, Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” sözünün kaldırılmasını, öğrenci andının değiştirilmesi gibi idari düzenlemeler yapılacaktır. Siyasi af, Kürtçenin yasal dil olarak kabulü ve bunun eğitim kurumlarda kullanılmasının önü açılmak istenecektir. Anayasal düzenlemelerde ise milli kimlik tanımının değiştirilerek Türkiyelilik tanımının esas alınması, Türkiye’nin idari yapısı değiştirilmesi ön görülmektedir. KİMSENİN HADDİ DEĞİL Türkiye yıkım olarak bedeli ödeyecek. Önerimiz 2002 yılında sıfır denecek seviyeye inmiş terörü bugün nereye getirdiğini itiraf etmesidir. Büyük ve köklü bir aile olan Türk milleti, sevgi saygı bağlılık ve kahramanlıklarla karılmış bir harcın adıdır. Bu milleti yıkmaya çalışmak, terörü 25 yıldır yıkamıyoruz isteklerine bakalım diyerek bunu fırsat olarak dayatmak hiç kimsenin haddi hakkı ve harcı değildir. YUNAN'A MI ERMENİ YALANLARINA MI SAHİP ÇIKTI? İSRAİL'LE Mİ ANLAŞTINIZ? Geçtiğimiz hafta en çok tartışılan Türkiye ile Suriye arasındaki mayın temizleme konusudur. Bu konuda parti grubumuz hem tasarıya sıcak bakan AKP grubunu hem de milletimizi uyarmayı sürdürmektedir. Sınır boyunca yıllar boyunca döşenmiş mayınların temizlenmesi bizim de desteklediğimiz bir durumdur. 176 km kare olduğu ifade edilen bu arazinin Türk ekonomisine katılması gerektiğini kabul ediyoruz. Bizim anlayamadığımız bu arazilerin temizlendikten sonra tarım arazisini yabancı firmaya verme kısmıdır. Önceden bir İsrail firmasına verildiği anlaşılıyor. BU SORULARA CEVAP VERİN! - Mayın temizleme ile araziyi tarım amaçlı kullanma gibi iki alakasız konu neden aynı sözleşmede? - Mayınların temizlenmesi işi neden sadece suriye sınırını kapsıyor? - O bölgedeki yer altı zenginliklerinden yasadışı kullanılmasının kontrolu nasıl yapılacak? - Türkiye ile Suriye arasındaki sınır gibi çok hassas topraklarımız yarım yüzyıl gibi yabancı ülkelerin kontrolüne vermek nasıl açıklanacak? - Türkiye mayınları yabancı ülkelerin menfaatleri için mi temizletiliyor? AKP'NİN ALNINDA KARA LEKE OLARAK KALACAK AKP'ye çağrı yapıyorum, yanlıştan dönün, zan altında kalmayın, Türk milletinin menfaatine olacak şekilde yeniden düzenleyin. Eğer kanun bu şekilde geçerse AKP'nin alnına kara leke olarak geçeçek. Hudut kutsaldır, hudut bir milletin namusudur. Bu nasıl namus ve şereftir ki 44 yıllığına yabancılara emanet ediliyor. Bunu hiçbir MHP'linin kabul etmesi mümkün değildir. Kuşkuların arttığı zamanda Erdoğan sözleriyle suç üstü yakalanmıştır: "Paranın dini, milleti olmaz!" Erdoğan'ın sözleri kontrolünü kaybettiğini gösteriyor. "Yıllar önce farklı etnik kimlikte olanları kovduk; faşizanlıktı" sözleriyle de ecdadını aşağılamıştır. . Ermenilere gün doğmuştur. Başbakan faşizm suçlamasıyla, Hepimiz Ermeniyiz diyenlerle aynı noktada buluşmuştur. YUNAN'A MI ERMENİ YALANLARINA MI SAHİP ÇIKTI? Yunan basınının "Türk başbakanın özeleştirisi" diye alkışladığı sözler Ermenistan'da da aynı şekilde karşılanacaktır. Bu densizliği Ermenistan da destekleyecektir. Faşizm suçlamasıyla Türkiye’yi mahkum etmeye yeltenen Başbakan bunun istenmeden söylenen bir beyan olarak Türk milletinden özür dilemelidir. Eğer yapmazsa kastının 1923 anlaşması ile mübadele kapsamında Rumlar olup olmadığını yada 1915 olaylarına ilişkin Ermeni yalanlarına mı sahip çıktığını açıklamalarıdır. BU KADAR ALÇALMANIN AÇIKLAMASI YOK Şayet kovulma, güç, katliam arayacaksa Avrupa'ya bakmasını öneriyoruz. İlla ki eski defterler aranacaksa önce komşu ülkelerden ve emperyalist devletlerden sorgulamaya başlamalıdır. Lozan'ı sorgulayan, Kurtuluş savaşı için pişmanlık duyan marazi durumunun tipik örneğidir. Hangi siyasi görüşü taşırsa taşısın bu kadar küçülmenin ve alçalmanın hiçbir açıklaması yoktur. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() goramaz Şuan
Son Aktivite: 20.08.2025 21:38
Üyelik Tarihi: 06.07.2008
Mesajlar: 7.310
Tecrübe Puanı: 1387
![]() |
malesef son zamanlarda kendi ülkemizin içinde demokrasi söylemleri başlığı altında egemenliğimizle oynanıyor...her ülke önce kendi tarihine baksın sonra bizim geçmişimize baksınlar. türkiyenin kimseye hesap vermeye ihitiyacı yok. kimsenin önünde eğilip bükülmeden dimdik bir siyasete hasret kaldık...en son Davosta oldu sonra burda laf değişti: tepkim medaratöre idi...
__________________
Hoştur bana senden gelen, Ya hil'at ü yahut kefen, ya goncagül ya da diken, kahrın da hoş lütfun da hoş.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2231
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
TÜRKİYE BÜYÜK DEVLETTİR
TÜRKİYE NİN TAPUSU RECEP TAYYİP ERDOGAN DAMIYMIŞ TÜRKİYE YE NE KADAR DEGER BİÇİLMİŞ HANGİ İHALE SİSTEMİYLE SATIYORLARMIŞ KİMLER TALİP EOLMUŞ BAYKAL BAHÇELİ TALİP OLMUŞMU ALMAK İÇİN BU MEMLEKETİN BAŞINA BELA 70 YILLIK CHP ZİHNİYETİ SATTIRMAM YAPTIRMAM YAZIK YAZIK BÜTÜN BU İNSANLARA BİR MEMLEKET SATMAK OKADARMI KOLAYMIŞ OKADARMI KÜÇÜK DÜŞÜNÜYORSUNUZ KIRIK KABUKLARINIZI BÜYÜK DÜŞÜNÜN SİZ TÜRKİYE SİNİZ TÜRKİYE BÜYÜK DEVLETTİR KORKMAYIN BU MEMLEKET KİMSEYE SATILMAZ ATIN KORKULARINIZI ATIN 70 YILLIK CHP ZİHNİYETİNİ UYMAYIN BAYKAL ZİHNİYETİNE UYMAYIN SATTIRMAM YAPTIRMA ZİHNİYETİNİ BIRAKIN TÜRKİYE BÜYÜK DEVLETTİR KİMSENİN AMA HİÇ KİMSENİN GÜCÜ YETMET CENNET VATAN TÜRKİYE Yİ SATMAYA
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
Alıntı:
bu konuyu chp yle nasıl bagdaşlaştırdın anlam veremiyorum seva.chp zihniyeti demişin ki ben o zihniyetin taraftarı degilim.elin hangi harfe degerse onu yazıyorsun heralde bence her eline geleni yazma. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2231
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
70 YILLIK CHP işte ne olacak....
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2231
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
70 yıllık zihniyet oldukça Bu ülke geride kalır Evet alakan var demiyorum bende Sadece CHP zihniyeti gibi yazılar..
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() barikat58 Şuan
Son Aktivite: 06.04.2016 17:19
Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2255
![]() |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() tekniker58 Şuan
Son Aktivite: 24.08.2014 17:40
Üyelik Tarihi: 04.11.2006
Yaş: 40
Mesajlar: 232
Tecrübe Puanı: 739
![]() |
gelmiş geçmiş büyük veya küçük doğru veya yanlış şimdiye kadar gelen yönetimlerde hata olmuştur. buna chp'de mhp'de akp'de ve bir çok hükümet ve partilerin irili ufaklı birçok katkısı olmuştur.ama mevzu bahis olan VATAN toprakları ise işin içine bu hassas konuların içine TÜRK milletide girer. ve bu yönetimler yüzünden onlarında tahamülü kalmaz bu konularda eğer bu mayınları temizleyemeyecek kadar aciz isek bırakın bu ülke için ip incelfiği yerden kopsuk hiç olmazsa son nefer , son nefes vermeye hazırız.
__________________
Olmasın Vatanımın üstünde kara kara bulutlar aydınlık isterim bir güneş gibi. Kaybolmasın gecenin karanlığında vatanım aydınlık isterim bir hilal gibi. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Arif Coşkun Şuan
Son Aktivite: 10.05.2016 18:12
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 63
Mesajlar: 27.868
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Türklerin dışında hemen herkesin hak iddia ettiği Türkiye toprakları emperyalizmin öncelikli hedefidir. Bu siyasal çullanışın nihayetinde ise Sevr’i yeniden hortlatmak ve Türkiye’yi parçalama gayesi esas alınmıştır.
Mr. Recep Tayyip Erdoğan’ın görev aldığı Büyük Ortadoğu Projesi’nden, Büyük Kürdistan hayaline, Büyük İsrail Projesi (Arz-ı Mevud)dan, Megalo İdea’ya, Yeşil Kuşak Projesi’nden, Kültürel Mozaik saçmalığına kadar, tamamı, buram buram ihanet ve entrika kokan sözüm ona bu projeler birer ahmaklık dizinidir. Milletlerarası arenada oynanan bu tiyatronun maddi alt yapısı ise AB adıyla oluşturulan yeni emperyalist bloğun oyunlarıyla örtüşmektedir. Mevcut siyasi iktidar ve sözde muhalif parti AB hedefine şuursuz ve salyalar akıtan bir histeri nöbetiyle kilitlenmiş ve deli danalar gibi uçurumun kıyısına doğru koşmaktadadır. Tahkim Yasası, İdamın kaldırılması, İkiz Yasalar, Eve Dönüş Yasası, Mahalli İdareler Yasası, Kamu Yönetimi Temel Yasası, Mahalli Dilde Yayın Düzenlemeleri, Apartmanlara İbadethane açılmasına izin verilmesi, Leyla Zana ve arkadaşlarının serbest bırakılmaları, Ruhban Okulu ve Ekümeniklik tartışması, Milli Eğitim Müfredatının değiştirilmesi ve nihayetinde yabancılara toprak satışının serbest bırakılması bu oyunun bir parçası. Sistematik bir şekilde Türk’ü öz yurdundan kovma ve onu vatansızlaştırma projesinin ayaklarıdır. Oysa ki vatan, Türk’ün yaşam gayesidir. Türk için vatan kuru bir toprak, toprak da onun için herhangi bir meta değildir. Vatan Türk’ün herşeyi ve tamamen kendisidir. Türk’ün yüksek tarihi vatan ve toprağın kutsallığına ilişkin destanlarla doludur. Orta Asya’da Büyük Hun İmparatorluğu zayıflamış ve Çinliler karşısında zor durumda kalmıştır. Bunun sonucunda Çinlilerle bir barış anlaşması yapma gereği duyulmuştur. Ancak Çinliler barış için Mete Kağan’a ağır şartlar öne sürmüşler, başta atı olmak üzere kendisine ait bütün özel şeylerini talep etmişlerdir. Mete Kağan hepsini birer birer vermiştir. Sonunda Çinliler bununla da yetinmeyerek, sınırda küçük bir arazi parçasını talep ettiler. Burası hiç bir işe yaramayan kurak ve kumlu bir topraktı. Ancak bu duruma Mete Kağan son derece sert tepki göstererek, şöyle dedi; “Benden ne istedinizse verdim. Atımı hatta evdeşimi bile verdim çünkü benimdir. Ancak bu toprak benim değil, milletimindir. O toprağı korumak için savaşır, bu uğurda canımı da seve seve veririm.” Vatanın kuru bir toprak parçası olmadığına, onun Türk’ün namus saydığı. alınıp satılamadığı, değiş tokuş edilemeyeceği gerçeğine dair tarihi realitedir. Ancak günümüzde Tapu ve Köy Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, 19 Temmuz 2003 tarihli ve 25173 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 3.7.2004 tarih ve 4916 sayılı kanunda, yabancı ülkelerde o ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerine de taşınmaz mal edinme hakkı tanınmış , Yabancı uyruklu gerçek kişilerin miras yoluyla taşınmaz mal edinmesinde karşılıklılık koşulu kaldırılmış, Sınırla ayni hakların (Yararlanma hakkı, çalışma hakkı, üst hakkı, ipotek hakkı v.b) tesis edilmesinde, karşılıklılık koşulu kaldırılmıştır. Halbuki eski Tapu Kanunu’nda 29 Aralık 1934 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesiyle; karşılıklılık kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla sadece yabancı gerçek kişilere taşınmaz mal satın alma ve miras yoluyla edinme hakkı tanınmıştı. Bu kanun; 30 hektardan büyük toprak alımına, yabancı tüzel kişilerin gayrimenkul alımına, askeri yasak bölgelerde toprak alımına, köy sınırlarında toprak alımına izin vermiyordu. Şimdilerde, Türkiye üzerinde siyasi oyunlar peşinde olan her kesimin sınırsız bir serbesti içinde olduğu ülkemiz ayaklarımızın altından kayıp gitmektedir. Yabancıların satın aldığı gayrimenkul adedi ve kapsadığı alan ürkütücü boyuttadır. İstatistiki bilgilere göre en fazla satış Yunan uyruklulara yapılmıştır. Yunan uyrukların aldıkları gayrimenkullerin yüzde 90’ı İstanbul, İzmir ve Bursa illerinde kilitlenmiştir. “Türkleri Asya steplerine atalım, Avrasya’yı yeniden kilise yapalım” naralarıyla Bizans’ı hortlatmaya çalışanların, İstanbul surları içinde Ortodoks bir dini devlet kurma ideali tazeliğini korumaktadır. Eski Bizans topraklarına sahip olma emeli, Megalo İdea Yunan ulusunun milli ülküsüdür. Yunanistan tarih boyu fırsatları değerlendirerek, topraklarını sürekli genişletmektedir. Ayrıca yunanistan’ın topraklarının %75′i savaşsız bir biçimde kağıt üzerinde oynanan oyunlarla alınmıştır. Yakın geçmişte Yunan Başpiskoposu Hristadulos: “Bir gün mutlaka, Yunan halkı Küçük Asya’ya dönecektir.” demeciyle, nihai hedefi belirlerken, Patrik Bartholomeos, Yeni Roma’nın ve Konstantinapol’ün Başpiskoposu ve Evrensel Patriği ünvanını kullanmaktadır. Ekümeniklik peşindeki Patrikhane, azınlık vakıflarının mal edinmesine imkan veren düzenlemeler, Ruhban okulunun açılması çabaları, Fener’i yeni bir Vatikan yapma arzularının göstergeleridir. Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos kendine bağlı 15 patriklik ve 12 Başpiskoposlukla “Ekümeniklik” iddiasını ısrarla sürdürmektedir. “Ekümeniklik” iddiası Vatikan örneğinde olduğu gibi bağımsız bir din devletinin istikbalde olası varlığına dayanarak, Türk devletinin egemenlik hakkını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan çok uluslu sinsi bir oyunun parçasıdır. Bu bağlamda, Yeni Roma’yı gerçekleştirmenin en kolay yolu, tüm dünyadan akacak paralarla değeri ne olursa olsun, surlar içinde arsa ve binaların yabancı vakıflarca satın alınması olacaktır. Yine tarihe başvurduğumuzda aşağı yukarı günümüz şartlarına yakın koşullarda cereyan eden olayların tanığı oluyoruz. Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl, 19 Mayıs 1901 tarihinde Sultan II. Abdulhamit’le yaptığı görüşmede, “Avrupa Borsasını ellerinde tutan Yahudilerin Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün borçlarını ödemesi karşılığında Filistin topraklarının onlara verilmesini” içeren gizli bir teklifte bulundu. Ancak, bu teklif Sultan II. Abdulhamit tarafından “Vatanın bir karış toprağı bile satılık değildir” denilerek geri çevrildi. Ardından, “Duhuliye Nizamnameleri” ile Yahudilere toprak satışı tamamen yasaklandı. Filistin, Osmanlı İmparatorluğu’nun elinden çıktıktan sonra, yerli halkın paranın cazibesine kapılarak topraklarını satması sonucunda o topraklarda bugünkü İsrail Devleti kuruldu. •Devlet kurmanın en kısa ve kestirme yolu, toprak satın alarak kurulacak siyasi otoriteye vatan oluşturma fikriyatıdır. İsrail’in kurulmasıyla Fener’deki Ortodoks bir dini devletin izleyeceği yol ve yöntem benzer çizgiler taşımakta ve mevcut realite ile tamamen örtüşmektedir. Yine eldeki istatistiki verilere dayanarak, sayıca en fazla satış Yunan uyruklulara yapılırken, yüzölçüm olarak genişlik Suriye uyruklulara aittir. •Ülkemizde yabancılara ait toplam alan 269.296 dönüm olup, bu alanın 241.451 dönümü Suriye uyruklulara aittir. Suriye uyrukluların gayrimenkullerinde ağırlık ise Hatay ve Kilis illeri hudutları içindedir. 2003 yılında yabancılara toprak satışı serbest bırakılmasından sonra, Türkiye’nin Suriye ile sınır bölgesinde yer alan Hatay, Kilis ve Mardin vilayetlerinde Suriye’nin yönlendirdiği şahıslar geniş araziler satın aldılar. Mülkiyet haklarının yanı sıra, yerel yönetimlere seçilme ve yerleşme haklarına sahip olan Suriye uyruklular, Hatay’ın etnik ve mülkiyet statüsünü değiştirecek hakları da elde ettiler. Hatay vilayetinde 2088 yabancı (büyük çoğunluğu Suriyeli) 120.000 dönüm sulak tarım arazisi satın aldılar. Ki bu durum Hatay’ın kullanılabilir tarım arazilerinin %44’ünün el değiştirmesi anlamına geliyor. Benzer bir durum Kilis ve Mardin için de söz konusudur. Kilis’ten 51.000 dönüm, Mardin’den de 50.000 dönüm arazi satın alarak hedef vilayetler Suriye uyrukluların hücumuna uğrayarak el değiştirmiştir. Ağustos 2004 yılı verilerine göre yabancılara toprak satışı yasasının çıkmasından bir yıl gibi kısa bir zaman içinde, Çukurova’da 286 kişiye 3.146 dönüm arazi satılmıştır. Bu rakam şimdilik kaydıyla Adana’nın kullanılabilir sulak tarım alanlarının %1’ini içermektedir. Ancak içlerinde kamufle olmuş Ermeni asıllıların da bulunduğu Suriye uyruklu 43 yabancının satın aldığı taşınmaz sayısı 82 olup, miktarı da 2.014 dönümdür. Adana’daki taşınmaz satışlarında AB ve Alman yurttaşları miktarı küçük konutlar satın alırken, Fransız, Lübnan ve Suriye uyruklu yabancılar geniş tarım arazileri satın almaya yönelmişlerdir. İçlerinde önemli sayıda Ermeni sermayesi destekli olanlar vardır. Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde Türk hükümetinin yabancılara toprak satışını serbest bırakması, 1930’lu yıllarda çıkarılan “karşılıklılık” yasalarının yürürlükten kaldırılmasından sonra Suriye uyrukluların özellikle Türkiye’nin güney illerinde geniş topraklar satın almaya, yerleşmeye ve yönetimlerde görev almaya başlamaları gelecekte Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tehlikeye sokacak gelişmelere, ardından muhtemel bir kaosa davetiye çıkartabilir. Manidar olan, yabancılar özellikle Suriye uyruklu Araplar, Süryaniler ve Ermeniler “toprağa hücum edercesine saldırıya geçerek, sahip olurken” T.C. kimliği taşyan hiçbir yurttaşın buna karşı aynı ülkede, örneğin Suriye’de hiçbir arazi satın alma girişiminde bulunmamaları, gelecekte Türkiye’nin aleyhine olabilecek siyasi sorunları da gündeme taşımıştır. En önemlisi Sevr Anlaşması sonrasında “Büyük Suriye” sınırları içerisinde gösterilen Hatay ve İskenderun’dan sonra Kilis ve Mardin için de Suriye’nin düşürücü yumruğuyla Türkiye’yi abondone etmesidir. Bu bağlamda bir iddiaya göre; 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile yapılan Ankara Antlaşmasının ve 23 Temmuz 1930 tarihinde imzalanan Hatay Antlaşmasının gizli maddelerine göre 99 yıl sonra; yani 2039’da Hatay’da yeni bir plebisit (halk oylaması-referandum) yapılacak. Bu duruma göre hak iddia edilen toprakların mülkiyetlerinin el değiştirilmesi ve yerel idareler bazında Suriye yurttaşlarının örgütlü çoğunluğu hedeflenen yöndeki geleceğe hizmet etmektedir. Yunanlıların Türkiye’nin özellikle batısına, Arapların ise Güney’e yönelik ilgileri salt toprak talebi ve gayrimenkul alımıyla sınırlı kalmamış, kentlerin etnik statüleriyle de oynayarak kimlik değişimini gündeme taşımıştır. İhanet derecesindeki gaflet ülkemiz üzerinde kol gezmektedir. Yüzbinlerce şehidin kanı ve canı pahasına vatan yapılmış olan bu toprakların karşılığı para olamaz. Zira vatan namustur, namusa ise parayla bedel ölçülemez. Sultan Abdülaziz’le birlikte Paris’te bulunan Keçecizade Fuat Paşa’ya III. Napolyon, “Girit’i kaça verirsiniz?” diye sorduğunda Fuat Paşa’nın cevabı kısa ve net oldu. “Aldığımız fiata”. Ünlü şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu günleri görmüşçesine kaleme aldığı İstiklal Marşımızın şu kıtasında her şeyi anlatıyor olsa gerek: Bastığın yereleri toprak diyerek geçme tanı Düşün altında binlerce kefensiz yatanı Sen şehid oğlusun incitme yazıktır atanı Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin" |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| TÜRKİYE KUPASINI KİM KALDIRIR? | Klimasuyu | Anketler | 56 | 17.05.2009 23:05 |
| 50 ALEVİ DERNEĞİNDEN ÇAĞRI | Sivaslilar.Net | Haberler | 88 | 22.11.2008 14:00 |
| Türkiye Sırat Köprüsünden geçiyor | abircan | Arşiv | 2 | 15.07.2008 15:34 |
| CUMHURİYET TARİHİ EKONOMİ KRONOLOJİSİ | WåñTêd_øØ7 | Arşiv | 3 | 19.06.2008 19:54 |
| Muhsin Yazıcıoğlu'ndan başörtüsü kararına sert tepki.. | kasparix | Arşiv | 15 | 07.06.2008 16:36 |