|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Serbest Kürsü Serbest Konular |

|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5518
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
YILLAR SONRA BİRGÜN
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] huzur evinin kapisindan hizli adimlarla giren ve halinden 60-70 yaslarinda oldugu anlasilan kadin, giristeki danismadan bir seyler sorar. danisma memuruyla aralarinda geçen ve kisa süren konusmadan sonra aradigi seye bir an önce kavusma heyecaniyla olsa gerek daha bir hizli adimlarla merdivenlere yönelir. kapi numaralarina bakarak ilerlemektedir koridorda. ve hisimla dalar 24 numarali odaya... bir yatak, çelik bir elbise dolabi, küçük, formika kapli bir sehpa, dayanaklari ahsap bir tek misafir koltugunun bulundugu, yerlerin mozaik oldugu, penceresi batiya bakan, pek köhne sayilamayacak bu huzur evi odasinda yasi 70’ e varmis ve çoktandir ilaç tedavisi gören birisi yatmaktadir. kaybetmislikle bulmuslugun, ya da bulmuslukla kaybetmisligin arasinda bir çok zit duyguyu ayni anda yasayan kadin, gözlerinin isigina bakilirsa, sevinmektedir. alnindaki daha bir belirginlesen hayat çizgileri ise üzüntülü oldugunu ortaya koymaktadir. Çok kisa bir sürede anilar gözünün önünden bir film seridi gibi geçmis olan kadin, üzerinde lacivert esofman bulunan yataktaki yasli adama yaklasir. gözleri nemlidir. yillardir denize hasret bir kaptanin denizi seyrettigi gibi seyreder bir müddet onu. ve buruk bir sevinç içerisinde seslenir. - merhaba, nihayet buldum seni. nasilsin, beklemiyordun degil mi beni?.. - merhaba, ben kaybolmadim ki bulunayim. herkes biliyor ki, son sekiz senedir buradayim. - yanlis anladin, kavustum sana dedim. belki inanmayacaksin ama, seni çok özledim. - Çikaramadim, af buyurun, tanitir misiniz kendinizi? ne zamandir taniyorsunuz, bendenizi? - yapma allah askina yapma be sâir ne siirler yazmistin hani, beni sevdigine dâir. - hem sevdim hem siir yazdim ha Simdi iyice sasirttiniz. aklimi yitirmedim daha bence siz ortaya bir yalan attiniz. - yalan degil söyledigim niçin öyle düsünüyorsun? bu degildi bekledigim, beni kirmak mi istiyorsun? - niyetim sizi üzmek degildi, samimi söylüyorum. sadece gerçekleri, anlamak ve anlatmak istiyorum. - haydi, gezdireyim bahçede seni, hava alirsin, mevsim nasil olsa yaz. hem belki konustukça, hatirlarsin geçmisi biraz. - hatirlamam neyi degistirir, konussak da hos konusmasak da hos. gerçek olan tek sey su degil mi; sevgisiz geçen hayat bos. - alir alir gelirdim seni buraya, ancak huzur evinde kavusuruz derdim. Ister inan ister inanma ama, ben sana bu güne söz verdim. - ya, demek öyle, pekiyi ya bunca geçen zaman? hasret nasil telafi edilir, mümkün mü o günü tekrar yasaman? - hiç unutmam, bir sohbette sormustun bana, “bende ne buldun?” diye. gönlümü çalan ne servetindi ne de verdigin bir hediye. - Allah Allah, diyorsun ki suydu sordugun, peki söyle bakalim, neymis bende buldugun? - oturdugumuz o parkta gözlerine bakarak, gülümsemistim. ve daha sonra sana, sen beni çok sevdin, demistim... - hatirliyorum elbette hepsini, unutulur mu hiç? onca gayret onca emek. tahmin etmeliydim, sen, “o” sun demek. - evet, benim, “sevmekten kim usanir?” diyen, kaç kere yemin eden, kaç kere geri gelen... - anliyorum, kaçan kovalanir, sevenden kaçilir, bizde böyledir degil mi âdet? Üç günlük dünyada Çok görülür saadet. - gittim... gittim ama, sebepsiz degildi gidisim, terk etmis olsam da seni o gün. geldim iste yanindayim, ve seninim bugün. - neye yarar ki, ne olursa olsun neden, beni terk ettin. ve geçti artik is isten, sen unutulmus olmayi, Çoktan hak ettin. - yalvaririm, yalvaririm bana bunlari söyleme. kirk yildan sonra, tam bulmusken seni, yeniden kaybetmemi isteme. - birak !.. birak lütfen ellerimi, Ömür bitmis seni neyleyim? tek basima yasadigim dünyadan, birak da, yalniz gideyim... sag elini avuçlarinin arasinda tutan kadindan kurtaran yasli adam, oturmakta olduklari banktan da aniden kalkar. bastonunun da yardimiyla agir aksak yürümeye baslar. Agliyordur... ama arkasina bakmadan yürümektedir. Binaya mi? odasina mi? hayir... aglamaktan gözleri kan çanagina dönmüs gençliginin maralini, güzel hatiralar yasadigi kadinini, yüzlerce siir yazdigi ilham perisini birakmistir arkasinda... gitmektedir.... ama nereye gittigini ne kendisi ne bir baskasi bilmektedir...
__________________
|
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| bilgisayarla iLqili 100 konu.. | selocan58 | Bilgisayar ve İnternet Dünyası | 3 | 04.07.2009 15:32 |
| Fikra(lar) | RaZZcE | Köşe Yazıları | 273 | 23.03.2009 15:44 |
| Secde-i sehv | seva | İslami Soru - Cevap | 2 | 04.12.2008 16:26 |
| Seyyid Muhammed Raşid-El Hüseyni (K.S.) | 4Eylul | Dini sohbet | 9 | 17.09.2008 15:01 |
| GÜRÜN İLÇESİ’NDE DÜĞÜN ADET VE GELENEKLERİ HAKKINDA | gul-i_ahmer | Gürün | 4 | 16.09.2008 12:08 |