|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Anasayfa Haberler Sivas Haberler |

|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Site Habercisi
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Sivaslilar.Net Şuan
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 1.847
Tecrübe Puanı: 960
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() Prof. Dr. Metin Akar, Çifte Minareli Medrese'nin minare kapılarının üstünde yer alan "iri mak'ıli"türü yazıların, berbat edildiğini üzüntüyle dile getirdi. Tahminlere göre değil, Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkistan, İran ve Türkiye topraklarında mevcut olan Türk Mimar yazısı örneklerinin yüzlercesini inceleyen ve bu konuda eser sahibi biri olarak tespitlerde bulunan Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Akar, Çifte Minareli Medrese'nin minare kapılarının üstünde yer alan "iri mak'ıli"türü yazıların, berbat edildiğini üzüntüyle dile getirirken dergideki makalesinde yazının nasıl olması gerektiğini ve doğru restorasyon şeklini de yayınladı. 2008 yılında restorasyonuna başlanan tarihi Çifte Minareli Medrese 2010 yılı içerisinde tamamlanabildi. Restorasyonda medresenin çinilerinin korunmadığı, ağır iş makinelerinin medrese içerisinde tahribatlara neden olduğu gibi sorular, Vakıflar Bölge Müdürlüğünce yalanlanmıştı. Ancak eserde kaybedilen tek şeyin yalnızca Sivas kamuoyunun gözü önünde yaşanan tahribatlar olmadığı Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Öğretim Üyesi Porf. Dr. Metin Akar tarafından da dile getirildi. Akar, hem eserin aslına uygun şekilde yapılmayan bölümleri hakkında hem de Sivas yöneticilerinin bağnaz tutumu hakkındaki görüşlerini aylık dergi olan “Yesevi”de kaleme aldı. Eski mimar yazısı konusunda uzman olan Akar ve ekibi, restore edilen medresedeki çalışmalara yardımcı olmak istedi. Ancak resmi müracaatları çoğu zaman cevapsız kaldı. Hem yardım amaçlı hem de araştırma içerikli taleplere gelen cevabi yazıda; “henüz restorasyon işleri neticelenmedi. Bu sebeple fotoğraf çekimine ve inceleme yapmanıza izin veremeyiz” ifadesi yer aldı. “Zorla güzellik olmaz, onarım yanlışları da zorla düzeltilmez” diyen Akar, Giresun’dan gelip hiçbir kar amacı gütmeden ve maddi yönünü kendilerinin karşılayacak olmasına rağmen Sivas yöneticilerinin eseri incelemelerine izin vermemesini şaşkınlıkla karşıladı. Bu süreçten sonra eserin “kaçak” fotoğraflarını inceleyen Akar ve ekibi, medresedeki eski mimar yazılarında yapılan yanlışları tespit ettiler. Prof. Dr. Akar’a göre; Birinci yanlış; Çifte Minareli Medresenin her iki minaresinin kaidesinde birer kapı, kapıların üzerinde kare şeklinde birer yazı mekanı bulunmaktadır. İlk yanlış minare kapılarından soldakinin üstündeki yazılarda bulunmaktadır. İkinci yanlış; Sağdaki yanlış, sağdaki minare kapısının üstündeki yazılarda görülmektedir. Üçüncü yanlış; yüksek ihtimalle yüzümüzü taç kapıya dönüp baktığımızda tam karşımızda bulunan iki minareden sağdakinde, kaplama yazılardadır. Akar, sözlerini şu şekilde sürdürüyor; “minare kapılarının üstündeki kare yazı mekanlarındaki tuğlaların büyük bölümü düşmüş olduğundan elbette tamir edilmesi gerekiyordu. Restorasyonu yapanlar, bunları denetleyenler de uygun görmüş olacak ki bugünkü sözde restorasyon neticesi ortaya çıktı.” Tahminlere göre değil, Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkistan, İran ve Türkiye topraklarında mevcut olan Türk Mimar yazısı örneklerinin yüzlercesini inceleyen ve bu konuda eser sahibi biri olarak tespitlerde bulunan Akar, Çifte Minareli Medrese’nin minare kapılarının üstünde yer alan yazıların, türünün nadir ve sanat değeri olan tek örneği olduğuna da dikkat çekiyor. Akar, Medrese üzerinde bulunan “iri mak’ıli” türünün berbat edildiğini üzüntüyle dile getirirken dergideki makalesinde yazının nasıl olması gerektiğini ve doğru restorasyon şeklini de yayınladı. Sadece yol göstermek ve yardım etmek için bu sorumluluğ üstlendiklerini belirten Akay, yapılan yanlışa neden olan idarecilerin tarih önünde sorumlu olduğunu da söyledi. Akar’ın tespitlerinin ve Sivas idarecileri tarafından aydınların önünün kapatılmasının ne kadar acı verdiği anlaşıldı. Ağır iş makinelerinin eserlerin çeşitli taşlarını kırmasına neden olmasına rağmen içerisine alınmasına izin veren yetkililerin, sadece yol göstermeye çalışan aydınlara fotoğraf dahi çektirmemesi Sivas’ın bir arpa boyu yol alamayacağını bir kez daha ispatladı. Kaynak: Sivaspostası |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 4 Kullanıcı Sivaslilar.Net'e Teşekkür Ediyor... |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|