|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Menkıbeler & Dini Hikayeler (Menkıbeler & Dini hikayeler burada) |

|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#4 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sonbahar5803 Şuan
Son Aktivite: 21.09.2009 13:57
Üyelik Tarihi: 26.09.2005
Mesajlar: 1.078
Tecrübe Puanı: 877
![]() ![]() ![]() |
Hâtem-i Zâhid (kuddise sırruh) hazretleri Âsım İbn-i Yûsuf hazretlerinin yanına geldiğinde Âsım (kuddise sırruh) ona sordu:
- Ey Hâtem namaz kılmayı güzel becerebiliyor musun? O da 'Evet' deyince, Âsım (kuddise sırruh): - Peki, nasıl kılıyorsun? diye sordu. Hâtem-i Zâhid hazretleri başladı anlatmaya: - Namaz vakti yaklaştığında abdestimi sünnet üzere tazeliyorum ve namaz kılacağım yere dikiliyorum. Tâ ki her uzvum yerleşiyor. - Sonra Kâbe'yi iki kaşımın arasında, Makâm-ı İbrahimi göğsümün hizasında, Allah Teâlâ'yı mekândan münezzeh (pâk ve uzak) olduğu halde başımda hâzır ve kalbimdeki her şeyi bilir halde görüyorum. - Sanki ayağım sırat köprüsünün üzerinde; cennet sağımda, cehennem solumda, ölüm meleğini de arkamda hissediyorum ve kılacağım namazın son namazım olduğunu düşünüyorum. - Sonra ihsan ile (Mevlâ'yı görür gibi) iftitah tekbirini alıyorum, tefekkürle okuyorum, tevâzû ile rükûa eğiliyorum, tazarrû ile secdeye kapanıyorum. - Sonra tamamıyla oturuyor, ümitle teşehhütte bulunuyor ve sünnet üzere selâm veriyorum. - Sonra da o namazı ihlâsa teslim ediyor, korkuyla ümit arasında kalkıyorum ve bu hâl üzere sabra devam ediyorum. Bunu duyan Âsam hazretleri: - Ey Hâtem! Senin namazın böyle mi? diye sordu. O da: - Evet otuz senedir böyle namaz kılıyorum! deyince Âsım hazretleri ağlayarak şunları söyledi: - Ben daha bu zamana kadar hiç böyle bir namaz kılamadım! Allah her birmize Hatem-i Zahid olmayı nasip etsin inşallah. (Amin Amin Amin)
__________________
İnsan yaklaştığınca yaklaştığından ayrı Belli ki, yakınımız yoktur ALLAH’tan gayrı... |
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|