|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Arşiv Güncelliğini Yitirmiş Konular |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 20:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2232
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
HİÇ ÖZLENMEZ Mİ O GÜNLER?
Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası' nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın." İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası' nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu. Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa' ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: "Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür." Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez. Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700' lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu' ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir." Medeni idik: İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740' ların Türkiye' si için şunları söylüyor: "Gerek İstanbul' da, gerekse İmparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır." Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: "Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır." Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830' ların İstanbul' unu getiriyor önümüze: "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul' da her sene azami beş–altı hırsızlık vak' ası görülür." Ubicini Dr. Brayer' i şöyle doğruluyor: "Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu' nda ise hırsızlık ve cinayet vak' aları olmadan gün geçmez." Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880' lerin "biz"ini anlatıyor bize: "İstanbul Türk halkı Avrupa' nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz." Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnamesi' yle meşhur Du Loir' un 1650' lerdeki hükmü şöyle: "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütüncihana örnek olabilecek vaziyettedir." Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus' u dinleyelim, bize 1880' lerdeki halimizi anlatsın: "Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır... Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9) Hayırseverdik: Comte de Marsigli' yi tekrar dinleyelim: "Yazın İstanbul' dan Sofya' ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum." Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor: "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler." Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: "Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor: "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar... Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık müslümanlara bile rastlamak mümkündür..." "Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam: "Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk' e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: "Allah' ın rızasını tahsile yarar." Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı. Yahya Kemal Beyatlı' nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım: "Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu içinde çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak." İki tür insan vardır: Birinci tür insan kendine uzak yakın hedefler seçer, hamle üzerine hamle yapar, şartlar ne olursa olsun teslim olmaz, gerektiğinde hedefine kilitlenir ve sürekli koşar. İkinci tür insan tipinin ise bir hedefi yoktur. Hedefsiz yaşamaktan tatmin olmadığı için de başkalarının hedeflerini şaşırttırmaya çalışır. Başarıyı başkalarının muhtemel başarılarını engellemekte arar. Biz Osmanlıyız-Yavuz BAHADIROĞLU. --
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sivaslıgenç Şuan
Son Aktivite: 20.03.2016 23:42
Üyelik Tarihi: 14.10.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 2.527
Tecrübe Puanı: 939
![]() ![]() ![]() |
Temizdik:
Yere bile tükürmezdik. Hatta Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa' ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor: "Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür." Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez. Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700' lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu' ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir." YA ŞİMDİ. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() abircan Şuan
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1093
![]() ![]() ![]() |
insanlığımıza dair ne varsa tarihte kaldı galiba şu yaşadıklarımıza baktıkça iğreniyorum, utanıyorum, üzülüyorum
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kaptan-58 Şuan
Son Aktivite: 06.08.2013 10:28
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 40
Mesajlar: 3.049
Tecrübe Puanı: 1073
![]() ![]() ![]() ![]() |
BOŞUNA DEMİYORUZ..
<< CEDDİM OSMANLI ASLIM SİVASLI >>
__________________
Bir moderatör kendi görüşü karşısındaki görüşlere saygı duymuyorsa artık böyle bir sitede bulunmak benim için bir anlam ifade etmiyor. Tarafsız moderatör şart....
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sonbahar5803 Şuan
Son Aktivite: 21.09.2009 13:57
Üyelik Tarihi: 26.09.2005
Mesajlar: 1.078
Tecrübe Puanı: 870
![]() ![]() ![]() |
__________________
İnsan yaklaştığınca yaklaştığından ayrı Belli ki, yakınımız yoktur ALLAH’tan gayrı... |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() çılgın-sedat Şuan
Son Aktivite: 25.04.2015 00:49
Üyelik Tarihi: 10.06.2006
Yaş: 38
Mesajlar: 409
Tecrübe Puanı: 775
![]() ![]() |
Alıntı:
Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik. Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası' nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] 88/2 güneydoğunun zalim komandosu |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yeni Yiğido
![]() nurullah şahin Şuan
Son Aktivite: 01.05.2008 07:39
Üyelik Tarihi: 08.04.2008
Mesajlar: 28
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
" BİZİ DÜŞMAN BU HALE GETİRDİ İNŞALLAH TÜRK MİLLETİ ŞAHLANIŞA GECECEK VE O ESKİ GÜNLER GERİ GELECEK"
“BEN TÜRK’ÜM” “BEN” ORTA ASYADAN TÜREYEN, ANADOLUDA BÜYÜYEN, AVRUPA İÇLERİNE YÜRÜYEN, “TÜRK’ÜM”. “BEN” DAĞLARDA GEMİ GEZDİREN, TAŞLARA DESTANLAR KAZDIRAN, TARİHİ BAŞTAN YAZDIRAN, “TÜRK’ÜM”. “BEN” ADALETE VE MERTLİĞE ÖRNEKLER VEREN, ÖLÜM KALIM SAVAŞINA GÜLEREK GİDEN, “TÜRK’ÜM”. “BEN” SANCAKLARA, TUĞLARA BAŞ EĞDİREN, BEYLERE, PAŞALARA HİLAL GİYDİREN, KILIÇINI ÜÇ KITADA GEZDİREN, “TÜRK’ÜM”. “BEN” ATİLLA’YI, YAVUZ’U, FATİH’İ YETİŞTİREN, DÜŞMANA DÜNYASINI DAR EDEN “TÜRK’ÜM”. “BEN TÜRK’ÜM |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() abircan Şuan
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1093
![]() ![]() ![]() |
tarihimizle öğünüp avunmak artık bir yere kadar artık gerekli desleri tarihten alalım olmazmı, osmanlı kolay olunmuyor ama osmanlı malesef battı, niye battı iyi incelememiz lazım herkes tembel araştırmak incelemek yok, sadece vatan millet sakarya edebiyat, herşeyde geri kaldık herşeyde, çok övündüğümüz stretejik konumumuzda dün itibariyle sıfırlandı, dünyanın enerji yolu olacaktık balonu bitti, dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke olduk, en yakınken petrole en yüksek ücreti ödeyen ülke vatandaşlarıyız, herşeye tepeden tırnağa zam, işsizlik diz boyu , herkes bağışa ianeye avantaya gözünü dikmiş, biraz okumuşu gideceğim buralardan havasında , memleket herşeyiyle dışarı bağımlı olmuş, artık birçok şey değişmeli ama nereden başlamalı, tabiki eğitimden, yönetimden, anlayışlarımızdan, toplumsal kesimlerimize bakış açımızdan tutun herşeyde tepeden tırnağa anlayışlarımızı değiştirmeliyiz, halk yoksullaşıyor milli gelir artıyor, köylü çiftçi, işçi memur , sefalet içinde işsizlik diz boyu, malesef yöneticilerimiz martaval okumaya devam ediyorlar milli gelirimiz aynı yıl içinde 5.000 den 9.000 e çıktı bizde bu yalanı yedik, çıkan her yıl artan dolar milyarderi sayısı birde yöneticilerin yolsuzlukları , banka hortumlamaları devam etmesi , mısır yumurta gübre gemi derken azınlık yazası 301 , ama dokunulmazlık yasası, nerden buldun yasası, siyasi partiler yasası sıra bunlara gelince yok yok, adam kayırma, siyasi rant, dağıt babam dağıt ve biz sessiz çoğunluk onlarca yıldır bu durumu sessizce izliyoruz ve izledikçe toplum olarak kaybetmeye devam ediyoruz malesef,
bu gidişşş nereye kadarrrrrrr sevgili dostlarrrr
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Arif Coşkun Şuan
Son Aktivite: 10.05.2016 18:12
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 63
Mesajlar: 27.868
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu yazıyı daha evvelde okumuştum, şöyle demiştim şimdi bunların tam tersini yapıyoruz yaşıyoruz. İnsanlık,iyilik ne zaman olursa olsun insanlıktır iyiliktir,bunları şimdi neden yaşayamıyoruz ? Suçlusu kim.Elbetteki idareciyim diye, yöneticiyim diye ben daha iyi yönetirim diye gelen kişilerdir.Gelen gideni aratır mislali hep böyle olmuştur.Eğitimden uzak kültürden uzak yozlaşmış bir toplum meydana getirmişler ve getirmeyede devam etmekteler. Tabiki geçmişimzile övüneceğiz ama, çözüm ne neler yapılmalı? Gelişmiş ülkeler sınıfına nasıl varırız,eğitimde, bilimde, kültürde neler yapılmalı.? Reformları kim gerçekleştirecek kim gündemine alacak, günümüzde dahi kısır tartışmalar sunni gündemler yaratarak insanlar bir şekilde oyalanıyor daha doğrusu uyutuluyor.Bakalım bu rüya bu uyku nereye kadar devam edecek ne zaman gerçekler görülecek herkes gibi beklemekten başka birşey elimizden gelmiyor malesef.
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin" |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() abircan Şuan
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1093
![]() ![]() ![]() |
'Çalık şartlarında kredi isteyin' 30 Nisan 2008
Vahide YANIK/ANTALYA, (DHA) AKP eski vekili Turhan Çömez, kredi talep etmeleri için öğrencilere örnek dilekçe dağıttı ve dedi ki: Bankadan Çalık şartlarında kredi isteyin AKP eski Milletvekili Turhan Çömez, Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu'nda biraraya geldiği öğrencilere, örnek bir dilekçe dağıtarak, Sabah-ATV grubunu satın alan Çalık Grubu gibi bankadan kredi talep etmesini istedi. Çömez, “Bankaya müracaat edin ‘1000 dolara ihtiyacım var, ama teminatım yok. 3 yıl ödemesiz, 10 yıllık kredi istiyorum’ deyin bakalım alabilecek misiniz?” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ekonomi Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Türkiye Ekonomisi Nereye Gidiyor?’ konulu söyleşiye katılan Turhan Çömez, demokrasinin bedel ödeyerek, mücadeleyle kazanıldığını belirterek, söyleşiye katılanları da bu yönde mücadeleye davet etti. Sabah-ATV grubunun ciddi bir bedel karşılığında Çalık Grubu tarafından satın alındığını belirten Çömez, işadamı ile Katarlı ortağını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tanıştırdığına dikkat çekti. Ardından Türkiye'nin iki önemli bankasından 700 milyon dolarlık kredi temin edildiğini belirten Turhan Çömez, şöyle dedi: “Libor + 4.85, bugün bu kadar uzun vadeli krediyi veren başka banka yok. Citibank’ın aldığı krediler var, onları araştırın, hiçbiri bu kadar avantajlı değil. Hiçbirinin bu kadar avantajlı ve imtiyazlı olmadığını görüyorsunuz. 3 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeli. Üretim ve istihdam sağlayan proje ortada yok. Teminat ise gazete. Teminatın reel bedelinin ne olduğu tartışmalı. Yüzde 30 özsermaye de konmadı. Hepinize çağırım var; kalkın hep beraber bu ülkede demokrasinin daha kurumsal olması için birşey yapın. Bankaya müracaat edin ‘1000 dolara ihtiyacım var, ama teminatım yok, 3 yıl ödemesiz, 10 yıllık kredi istiyorum’ deyin bakalım alabilecek misiniz? Bunu yapın lütfen. Bunu yapın ki, bu ülkede birileri birşeylerin farkına varsın. Hiç kimse, altın tepsi içerisinde demokrasiyi sizin önünüze getirip koymaz. Eğer siz ve biz, bu mücadele içine girmezsek, bedel ödemezsek, direnç göstermezsek, dik durmazsak, hakkımıza sahip çıkmazsak, birileri gelir bizi istediği gibi yönetir. Bunun adına da ‘demokrasi’ der. Verin bu dilekçeyi bakalım, ne cevap alacaksınız? O zaman anlayacağız bu ülkenin nasıl bir demokrasi anlayışıyla yürüdüğünü.” Turhan Çömez'in bu sözlerinden sonra öğrencilere ve katılımcılara, bankadan kredi talebinde bulunan örnek bir dilekçe dağıtıldı.
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|