|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Anasayfa Haberler Sivas Haberler |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Site Habercisi
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Sivaslilar.Net Şuan
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 1.847
Tecrübe Puanı: 989
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sivas'ta Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla tarihi Buruciye Medresesi'nde program düzenlendi. Buruciye Turizm El Sanatları Anonim Şirketi tarafından düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla başladı. Vali Yardımcısi Veysel Çiftçi, programda yaptığı konuşmada, Kutlu Doğum Haftası'nın Hazreti peygamberi anlamak adına önemli olduğunu belirtti. Çiftçi, ''Peygamber efendimizin örnek hayatını öğrenebilmek, ailemize, çocuklarımıza bunu öğretebilmek adına çok önemli olduğunu düşündüğüm bu haftada ümit ediyorum Peygamber efendimizi anlama adına bize güzel vesileler olur'' diye konuştu. Müftü Yardımcısı Orhan Keskin ise müftülük olarak her yıl bu hafta nedeniyle bir konu belirlendiğini, Kutlu Doğum Haftası'nı kutladıklarını belirterek, ''Bu yıl da onun kardeşlik ahlakı ve kardeşlik hukukunu belirledik'' dedi. Konuşmaların ardından Buruciye Turizm El Sanatları Anonim Şirketi Müdürü Ebubekir Bıçak, Keskin'e plaket takdim etti. Katılımcılara peygamberin hayatını anlatan kitap ve gül dağıtılan programda, tasavvuf müziği konseri ve sema gösterileri sunuldu. Hürdoğan |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 4 Kullanıcı Sivaslilar.Net'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#2 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5533
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kutlu Doğum Haftasında Neler Yapabiliriz? ![]() İnsanlığı içinde bulunduğu karanlık dünyadan kurtarmak, ve kişilere önderlik yaparak insanların doğru yolu bulmaları için kandiller saçan bir kandil olarak seçilmiş ve vazifelendirilmiş olan sevgili Peygamberimizin (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyaya gelişinin kutlanıldığı Kutlu Doğum Haftası’na girmenin huzur ve coşkusunu yaşıyoruz. Kutlu Doğum Haftasını nasıl değerlendirelim, neler yapalım diyorsanız aşağıda yazılanları yapabilirsiniz: Kutlu Doğum Haftasında Yapılacaklar: 1.Efendimiz’in (sav) hayatından kesitler sunan ya da Onunla ilgili yazılan şiirlerin bulunduğu ses kasetlerini dinleyebiliriz. 2.Yaşadığımız yerde Allah Rasulü’nü (sav) hatırlatan ne varsa oraları ziyaret edip hayalen asr–ı saadete gittiğimizi düşünebiliriz. Ziyaretlerimizde yanımıza çocuklarımızı da alabiliriz. 3. O’nun insanlığa getirdiği mesaj huzur kaynağıdır. Bu huzur kaynağından yararlanabilmek için O’nu ve O’nun getirdiği nûru tanımak gerekir. Bu gayeyle Allah Rasulü’nü (sav) tanıtan kitaplar alıp hayatını okuyabiliriz. Okuduklarımızın kalıcı olması için de öğrendiğimiz bilgileri başta ailemiz olmak üzere etrafımıza anlatabiliriz. 4.Akşamları evlatlarımıza Efendimiz’in (sav) yaşadığı hayattan kesitler anlatabiliriz. O’nun ashabıyla arasında geçen konuşmaları hikaye tarzında anlatarak çocuklarımızın dikkatlerini Peygamberimizi anlama üzerinde yoğunlaştırabiliriz. 5.Bir gül alıp yanında da Efendimiz’i (sav) anlatan bir kitapla birlikte akraba veya dost ziyaretlerinde gidebilir, onlarla beraber Efendimiz (sav) ilgili sohbetler edebiliriz. 6.Allah, “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56) buyurarak bizlerden Efendimiz’in (sav) ismini andığımız zaman salavat getirmemizi istiyor. Bu İlahi emir doğrultusunda bizler de özellikle bu günlerde Efendimiz’e (sav) bol bol salavat getirebiliriz. “Allah Rasulü’ne nasıl salavat getirelim?” diyorsanız işte size birkaç örnek: Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin adede ma fî ilmillâhi salaten daimeten bidevâmi mülkillâhi. Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihî biadedi ilmike ve biadedi ma’lûmâtike. 7.İki Cihan Serveri, “Beni Hûd, Vakıa, Mürselat sûreleri ihtiyarlattı.” (Tirmizi, Tefsir, 57) buyuruyor. Bu sûrelerde içerisinde kıyamet sahnelerinin resm edildiği ayetler, Allah Rasulü’nü (sas) derin bir düşünceye salmıştı. Bizler de bu günlerde bu sûrelerin muhatabının kendimiz olduğunu düşünerek Hûd, Vakıa ve Mürselat sûrelerini okuyabiliriz. 8. bol bol Salât-ı Tefriciye okuyabiliriz Salât-ı Tefriciye Duası Şöyledir, Allâhümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihî’l–ukadu ve tenfericu bihi’l–kürabu ve tugdâ bihi’l– havâicu ve tünâlü bihi’r–reğâibu ve hüsnü’l–havâtimi ve yüsteska’l–ğamâmu bivechihi’l–kerîmi ve alâ âlihi ve sahbihi fî külli lemhatin ve nefesin biadedi külli ma’lûmin leke. Not: INSAALLAH Ben bu duayi ezberliyecegim...
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kardelencicegi Şuan
Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5533
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Mevcudat beşerin zulüm ve vahşetinden adeta mâteme bürünmüştü. Göz*yaşı döken gözler değil ruh ve kalpler idi. Kalp ve ruhların keder elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş sanki umumî yas ilan edilmişti! Yeryüzü saadetin sevincin ve huzurun kaynağı olan “tevhid” inancından mahrumdu. Küfür ve şirk fırtınası ruhları ve kalpleri kasıp kavurmuştu. Gönüllerde tek mâbud yerine birçok bâtıl ilâh yer almıştı! Hakikî sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu. İnsanlar birbirini yiyen canavarlar misâli vahşîleşmiş küfür şirk cehalet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. Zâlimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inim inler hale gelmişti. Âlem mahzun varlıklar mahzun gönüller mahzun ve simalar mahzundu. Akıl ruh ve kalpleri mânevî kıskacı altına alıp olanca kuvvetiyle sıkan bu küfür ve şirke bu dalâlet ve cehalete bu hüzün ve sıkıntıya beşerin daha fazla katlanmasına Allah’ın sonsuz merhameti elbette müsaade edemezdi! Bütün bunlara son verecek bir zâtı şefkat ve merhametinin bir eseri olarak elbette gönderecekti! İşte o zât geliyordu! Dünyanın mânevî şeklini beraberinde getirdiği nurla değiştirecek eşsiz insan Allah’ın Son Peygamberi geliyordu! Cin ve inse ebedî saadetin yolunu gösterecek Hz. Muhammed (a.s.m.) geliyordu! O An… Kâinat hürmet ve haşyet içinde Efendisini beklemekte idi. Her varlık ken*disine mahsus diliyle hal ve hareketiyle bu emsâlsiz insana “hoş-âmedî”de bulunmak üzere sevinç içinde hazır durumda idi. Tarih: Milâdî 571 Nisan ayının yirmisi. Fil Vak’asından elli veya elli beş gece sonra. Kamerî aylardan Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi. Mekke’de mütevazı bir ev. Günlerden vakitlerin sultanı seher vakti. Bu mütevazı evde ve bu eşsiz vakitte muazzam ve eşsiz bir hadise vuku buldu: Kâinatın Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m.) dünyaya gözlerini açtı! Bu göz açışla birlikte âlem sanki birden elem ve mâtemini unutarak sürura garkoldu. Karanlıklar ânında nurla yırtılıverdi. Kâinat sevinç ve heyecan içinde adeta “Doğdu ol saatte Sultan-ı Din Nura garkoldu semâvât-ü zemin” di*ye haykırdı. O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi. İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin nereden geliyorsun nereye gidiyorsun?" sorularını düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil diğer varlıklarda hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı. Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler? Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler. O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1) Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu. - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler. Yahudi "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum! "Bakın ey Kureyş topluluğu size ne söylüyorum iyi dinleyin. Bu gece bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet onun iki küreği arasında kırmızımtırak üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi. Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar. Ertesi gün Yahudiye vardılar: "Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler. Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir sonra mıdır?" dedi. Onlar "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi "Beni ona götürün" dedi. Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler içeri girdiler. Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce üzerine baygınlık geldi
__________________
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Moderator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Arif Coşkun Şuan
Son Aktivite: 10.05.2016 19:12
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 63
Mesajlar: 27.868
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
O'nun hayatı daha iyi öğrenildiği takdirde, mesajları ve ilkeleri de daha iyi anlaşılacaktır.Kutlu Doğum Haftası kutlu olsun.
__________________
"Dilin düşüncenden önce haraket etmesin" |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() eyupk Şuan
Son Aktivite: 02.01.2013 09:50
Üyelik Tarihi: 05.04.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 330
Tecrübe Puanı: 748
![]() |
benim anlamadığım neden Peygamber Efendimizin kutlu doğumu Allahın takvimi olan Hicri takvime göre kutlanmıyorda, Hrıstıyanların takvimi olan Miladi takvime göre kutlanıyor.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1354
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
O zaman her yıl 10 gün önce kutlanır..Bu sene 20 Nisan,seneye 10 Nisan,diğerinde 1 Nisan gibi..
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() eyupk Şuan
Son Aktivite: 02.01.2013 09:50
Üyelik Tarihi: 05.04.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 330
Tecrübe Puanı: 748
![]() |
Hz. Muhammed (s.a.a) Efendimizin kutlu doğumunun Rebiülevvel ayında olduğuna dair hem Ehl-i Sünnet alimleri ve hemde Ehl-i Şia alimleri ittifak etmiştir. Ama nedense sadece Türkiye'de miladi takvimine göre kutlanıyor, diğer ülkelerde ben böyle birşey görmedim. bugün hangi aydayız dersiniz hicri takvime göre 9 Cemaziyelahir ayındayız, Rebiülevvelle arasından 3 ay geçmiş düşünün.
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() eyupk Şuan
Son Aktivite: 02.01.2013 09:50
Üyelik Tarihi: 05.04.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 330
Tecrübe Puanı: 748
![]() |
Düzeltme: Rebiülevvelle Cemaziyelahir ayının arasından 2 ay geçmiştir Rebiulahir ve Cemaziyelevvel ayları vesselam.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Siyahnur Şuan
Son Aktivite: 15.09.2013 01:22
Üyelik Tarihi: 09.09.2008
Mesajlar: 1.846
Tecrübe Puanı: 849
![]() ![]() |
Zaten subat ayinda idrak ettigimiz Mevlid Kandili hicri takvime göreydi,her yil on gün önce kutlaniyor. Asil olan o.Sadece bu ay yapilan etkinlikler miladi takvime göre yapiliyor.
__________________
-Bedeli ne olursa olsun müslümanca yasamanin haysiyetine talibiz.- Ismet Özel |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1354
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|